Mart 2001

Lopez Murphy Kovuldu...

Cavallo ve de la Rua'ya karşı mücadele sürüyor...

 Ricardo Lopez Murphy ekonomi bakanlığı görevini istifa edip bıraktı ve bu göreve ‘geniş yetkilerle’ Domingo Cavollo atandı. (Evet, aynı Cavollo Menem hükümetinin ilk yıllarının süperstarıydı.) Birkaç gün önce Machinea istifa etmişti. Peki, neler olmuştu?

İşçi ve büyük halk hareketi, güçlü bir seferberlikle De la Rua, Lopez Murphy ve emperyalizmin yeniden yapılandırma planını yenilgiye uğrattı. Planın hezimete uğraması hükümeti ‘kroki’ duruma getirdi. Öyle ki, Murphy’nin istifası FREPASO ve Radikal Partinin bakanlarının büyük bir kısmına yayıldı. ‘Koalisyon’ 1999 aralığında güçlü olarak kabul ediliyordu, bugün ise, geçmişte sahip olduğu altı önemli liderden yoksun ve son yılların en ciddi politik krizi yaşanmakta. Hükümet herhangi bir sosyal tabandan ve herhangi bir politik destekten yoksun görünüyor. 

Kitle Hareketi Lopez Murphy’nin planını bozguna uğratıyor 

16 Mart Cuma günü, Lopez Murphy planını açıkladı. Plan genel olarak eğitim sektörüne ve bölgesel ekonomiye saldırıyordu: Bir sonraki pazartesi, 19 Mart’ta mecliste soytarıca ‘kabul’ ve ‘red’ oyunu oynandı ve sonunda bakan istifa etti. Cumartesi günü, Şili’de De la Rua, binlerce yatırımcının önünde, ‘Lopez Murphy benim ekonomi bakanımdır’ derken onu koruyamayacağını zaten biliyordu.

Aynı Cuma 16 Mart günü, Franja Morada (radikal öğrenci akımı) tarafından harekete geçirilen üniversite öğrencileri rektörlerinin de yardımıyla çeşitli üniversiteleri işgal ettiler. Buenos Aires’in güneyinden gelen işten çıkarılmış işçiler Mayıs Meydanı’na doğru bir yürüyüşe hazırlanıyordu. CGT’nin (Genel İşçi Konfederasyonu) muhalif lideri Moyano, Nisan için yaptığı genel grev çağrısını 21 Mart’a kaydırdı. CTA’da (Arjantin İşçi Konfederasyonu) aynısını yaptı. Öğretmenler aynı zamanda genel grevin olduğu gün 48 saatlik grev ve bir yürüyüş kararı aldılar. Bazı okullar işgal edildi. Pazartesi Buenos Aires kenti, öğrencilerin yolları keserek ulaşımın engellemesi ve sokak dersleri gerçekleştirmeleriyle kaotik bir hal aldı.

Patagonya’da, başını öğrencilerin çektiği Patagonya Taban Hareketi (çoğunluğu büyük meslek dernekleri, işsiz komiteleri ve mahalle dernekleri, radyolar ve küçük işletmelerden oluşmakta) büyük bir dayanışma ile seferberlik sürecini önemli bir şekilde ileri sıçrattı.

20 Mart’ta Mayıs Meydanı’na doğru yürüyüşle seferberlik zirve noktasına ulaştı. (Lopez Murphy henüz istifa etmemişti). Yürüyüş esas olarak işsizler tarafından düzenlenmiş, ona öğrenciler, Moyano’nun CGT’si ve CTA da eklenmişti, yağmur selinin altında muazzam bir kalabalık vardı. Göstericilerin yorgun yüzlerinde hükümetin planının defedilmesinin sevinci görülebiliyordu. Diğer önemli bir gerçek de 21 Mart’taki greve tüm ülkedeki katılımın yoğunluğuydu. 

Emperyalizm ve hükümetin yanıtı 

Kitle hareketinin patlamasından önceki korku De la Rua’nın ( De la Rua hükümeti bir ‘ulusal birlik’ hükümetiydi) konuşmasında kendini belli ediyordu. De la Rua ‘egemenlerin’ en prestijli adamını merkezi bir figür olarak ortaya attı: Domingo Cavallo. Bu kişi, seçim kampanyası sırasında ittifak tarafından şüpheli görünmüştü. Diktatörlük zamanında Merkez Bankası başkanı iken dış borçları ulusallaştırmış, Menem’in bakanıyken kamu kurumlarının büyük bölümünü özelleştirmiş ve milyonlarca işçiyi işsizliğe mahkum etmişti. Şimdi emperyalizm tarafından burjuvazinin saflarını yeniden oluşturulması ve yeniden sömürgeleştirme planının uygulanması için görevlendirilmişti. Amacı işçilere acımasız saldırıları organize etmek. Fakat şimdi, kitlelerin son dönemdeki zaferlerinden dolayı bunu dolambaçlı bir yolla yapmak zorunda. Bu nedenle, eğitimdeki kesintiden vazgeçmek zorunda kaldı fakat bunu, halihazırda diğer paketler için yem olarak kullanmakta. O, çeklerden vergi alınması ve ‘bankalaştırma’ (1000 doların üzerindeki tüm işlemlerin bankalardan geçmesi zorunluluğu) ile birlikte küçük esnafın ve orta sınıfın ekonomisini doğrudan yıkıma uğrattı ve dolaylı olarak üretim maliyetlerinin kaçınılmaz yükselişiyle işçilerin ekonomisi de sarsıldı.

Aslında Carvallo, De la Rua ve emperyalizm gibi bu rolü yeni üstlenmedi. Kitlelerin seferberliği, Lopez Murphy’nin projesini alt üst ederek onları bu planı uygulamaya zorladı. Başka bir seçenekleri yoktu. Arjantin ekonomisi için yurtdışından kredi sağlamak amacıyla Carvollo’nun ‘prestiji’ni ve aynı zamanda bugünkü baskıyı yönlendirmeyi bilen birinin yardımını almaya çalıştılar.

Uluslararası düzeyde Brezilya’nın desteğini ve Dünya Bankası’nın onayı ile İspanyol yatırımcıların beklentilerini alan Carvollo hemen işe koyuldu. Ulusal çapta, içinde Rukcauff (Buenos Aires valisi), De la Sota (Cordooba), ‘Menemizm’in milletvekilleri (eski başkanın müttefikleri) ve taşra partilerini barındıran önemli Peronist sektörün parlâmenter desteğiyle kısa zamanda tüm burjuvaziyi yeniden bir araya toplamayı başardı.

Bu durum, Carvallo’nun planını uygulayabilmek için istediği ‘özel yetkiler’in onaylanması sırasında kendini açığa vurdu (153 evet, 81 red oyu). Ama aynı zamanda ayrımlar ve çatlaklar da görünüyordu: FREPASO milletvekilleri ikiye bölündü ve yöneticilerinin ‘emirlerine’ rağmen sadece 28 milletvekili evet oyu kullandı.

Hükümet kısmen de olsa durumun üstesinden gelmeyi becerdi: Daer (CGT görevlisi) greve son verdi. Öğretmenlerin (CTERA’de örgütlü) önderleri eğitimdeki yeniden yapılandırmanın geri çekilmesiyle eylem kararlarını erteledi. Aynısı üniversite öğrencileri tarafından da yapıldı. Ama bugün hala (27 Mart) ufukta genel grev görünüyor -5 ve 6 Nisan için planlanmıştı-. Sendika yönetimleri eylem kararlarını tümüyle iptal etmek istemekle birlikte, bunu gerçekleştirmekte güçlük çekiyorlar, zira kitle hareketinin kendilerinin üzerinden aşma tehlikesiyle karşı karşıyalar. Askeri darbenin 25. yıldönümü için organize edilen yürüyüşteki kitlelerin ruh hali, gösteriyi (50 binden çok insan Mayıs Meydanında toplandı) açıkça hükümet karşıtı bir harekete dönüştürdü. Bu, mevcut derin krize neden olan temel unsurların hala geçerli olduğunu gösteriyor. bu koşullarda Cavallo krizi yenebilir mi? 

Rejim ve De la Rua hükümetinin tarihsel aşırı zayıflığı 

Lopez Murphy belki de ülke tarihinde bakanlığı en kısa zamanda son bulan ekonomi bakanıydı. O ve onun önlemler paketi, IMF’nin isteklerini yerine getirmek için ulusal bütçede 2 milyar dolarlık bir kesintiyi amaçlıyordu. (Özellikle eğitime darbe vurarak ve fonları taşraya yönlendirerek). Çalışan ve çalışmayan işçilerin mücadelesinin önünde ve aynı zamanda burjuvazinin önemli sektörlerinin ve Peronist yöneticilerin de karşı çıkmasıyla bir anda yalnız kaldı.

Böylece De la Rua hükümetinin (1999 koalisyonunda doğmuş ve geçen yılın başlarında, işçilerin ve halkın mücadelesi karşısında başkan yardımcısı Chacho Alvarez’in [FREPASO] istifa etmesiyle zaten yara almıştı) zayıflığı en üst noktasına ulaşmış oldu. Bakanların istifasıyla beraber (Lopez Murphy’nin paketinden sonra) geriye sadece Radikal Parti’nin temsili kaldı ve IMF ve mali burjuvazinin en yoğunlaşmış kesimlerinin dışında neredeyse hiçbir sosyal desteği kalmadı. ‘Mali destek’ ile sağlanan temiz hava, Peronistlerin ve sendika liderlerinin verdiği süre olan birkaç ayda tüketildi. Artık hükümet ‘uçurumun kenarında’ değil, içine doğru hızla düşmekte.

Bu güçsüzlüğün farkında olan emperyalizm ve burjuvazi ulusal birlik hükümeti biçimine doğru kendi güvendikleri bir adamı (Cavallo- kararlı bir yapıya sahip olması ve 1991-95 dönemindeki başarılarını tekrarlayabilmesi ümidiyle-) desteklediler. Ama, politik güçlerin bu büyük ittifakı De la Rua hükümetine sağlam bir gelecek hazırlamış olduğu anlamına gelmiyor. Tabii ki, bu hükümet De la Rua - Lopez Murphy hükümetinden daha güçlüydü ama baştan zayıf doğmuştu.

Bu zayıflığın iki önemli nedeni var: Ciddi ekonomik durgunluk (burjuvazi içinde keskin ayrımlara yol açıyor) ve işçi ve halk hareketinin sürekli yükselişi. Bu zayıflık tüm rejime yayılıyor; bugün bütün burjuva partileri ( UCR, FREPASO, Peronizm) önemli ölçüde çürüyor ve bölünüyor ve halkın desteği azalıyor. 

Ekonomik Kriz 

Hong Kong-Brezilya krizinin başlangıcından 30 ay sonra Arjantin ekonomik durgunluğu girdi. Latin Amerika ekonomilerinin büyük çoğunluğunun önemli iyileşmeler gösterdiği bu yıl zarfında da kriz sürdü. Diğer yandan, dış borç ödemeleri iç piyasanın büyüme olasılığını önemli ölçüde sınırlandırıyor. Ayrıca konvertibilite (1 peso=1 dolar) yerel fiyatları artırıyor ve ihracatın artabilmesine zarar veriyor. Fakat, aynı zamanda tüm mali sistemin (insanların ve şirketlerin büyük çoğunluğu dolarla borçlanmış durumda) çöküşü olasılığını doğuruyor. Sonuç olarak, hükümetin güçsüzlüğü ve güvenilir olmayışıyla birlikte, dış yatırımlar gelmiyor veya azalıyor. Bugün için, Carvallo’nun bu gerçekliğin üstesinden gelebilmesi zor görünüyor.

Böyle bir geçmiş, aynı zamanda burjuvazinin farklı kesimleri arasındaki çatışmayı da besliyor. (Örneğin, sanayiciler ve bankacılar arasındaki kredi fiyatı tartışması). Bu, burjuvazi ve hükümeti, halka ve işçilere karşı devamlı saldırılara zorluyor. 

Sürekli yükseliş 

Durumu ayrı kılan başka bir özellikte, kuşkusuz, işçi sınıfı ve halk kitlelerinin yeniden yapılandırma planlarına ve ekonomik durgunluğun etkilerine karşı mücadelelerinin sistematik bir biçimde yükselmesi. Genel grevler, seferberlikler, sokak barikatları ve işgaller artık sıradan eylemler haline gelmiş durumda; üstelik seferberlik çok geniş kesimleri kapsıyor: Öğretmenler, öğrenciler, sanayi proletaryası, işsiz emekçilerden burjuvazinin en alt ve en ağır darbeler yiyen kesimlerine (örneğin kamyoncular ve tarım üreticileri) kadar bir çok kesim seferberliğin içinde.

Bu öyle bir yükseliş ki, bir anda herşeye kadir Menem hükümetini kendi karikatürüne dönüştürmüştü. Ayrıca bu yükseliş De la Rua’yı yönetemez duruma getirmiş ve onun hükümetine ‘Kerenskist’ bir görünüm kazandırmıştı. Mücadelenin yükselişi, onun nasıl durdurulacağı konusunda burjuvazi içinde görüş ayrılıkları yaratmanın yanı sıra, emperyalizme ve burjuvaziye ülkede yatırım yapma konusunda sürekli güvensizlik aşılıyor.

Sonuçta bu müthiş yükseliş ülkedeki krize işçilerin ve halkın çözümü için bir başlangıç noktası olmakta. Ama, bu anlamda yükseliş hala bir çelişki taşımakta: Arjantin işçileri ve halkı devrimci ya da savaşçı bir politik-sendikal önderliğe sahip değil; tersine yükselişin yönetimi, kendi aralarında çekişmenin yanı sıra sık sık mücadeleye ihanet eden bürokrasilerin denetiminde. Sürecin en büyük zayıflığı bir devrimci önderlikten mahrum olması. Bununla birlikte, henüz çok dağınık biçimde olmakla birlikte kitle hareketinin içinden yeni sendikal önderlikler, özellikle de işyeri komisyonları ve işkolu komiteleri gibi tabana son derece yakın organizmalar doğmakta. 

FOS’un (Sosyalist İşçi Cephesi) teklifi 

Cavollo ülkeyi krizden çıkarabileceği hayalini yutturmaya çalışıyor. Eski Carvolla’dan farklı olarak, kendisini ‘mezhepsiz’ olarak tanıtan yaygın bir propaganda kampanyası sürdürüyor. Bunlar bütünüyle yalan; o ABD Emperyalizminin en sadık temsilcisi. Daha şimdiden saldırılara başladı ve amacı bu saldırıları daha da şiddetlendirmek. Lopez Murphy’nin bozguna uğratılan yeniden yapılandırma planını yeni bir makyajla hayata geçirmeye çalışıyor. Bu nedenle kitle hareketinin önündeki acil görev, Carvollo’nun planını yenilgiye uğratmaktır. CTERA yürüyüşünde olduğu gibi yine bağırmalıyız: "Lopez Murphy’yi yendik, sıra Cavallo’da." Bunun için, yönetimlerin mücadeleyi durdurmalarına izin verilmemelidir. Aksine Moyano’dan 5-6 Nisan grevlerini iptal etmemesini, De Gennaro’dan (CTA) hükümet ve onun planı yenilgiye uğratılana kadar süresiz genel grev için ulusal düzeyde CGT ile koordinasyon sağlamasını ve isyancı tüm mücadele planlarını organize etmesini talep etmeliyiz.

Tüm bir süreç ortada bir iktidar sorunun, ülkeyi kimin yöneteceği sorununu bulunduğunu göstermişti ve kuşkusuz yakın bir gelecekte (Rua-Cavallo ikilisinin yenilgiye uğramaları durumunda) tekrar gösterecektir. Bu nedenle, zamanı geldiğinde bu sorunu çözmeye yönelik olarak tüm mücadele eden kesimlerin oluşturacağı bir Ulusal Koordinasyon’un oluşturulması ihtiyacı ortaya atılmış durumdadır. Moyano ve De Gennaro’dan, yalnızca bu koordinasyona önderlik etmeleri değil, aynı zamanda ‘köpek’ Santillan, Castells gibi önderler ile öğrenci liderleriyle birlikte hareket etmeleri, kitleler arasında tartışılmak üzere alternatif bir plan geliştirmeleri ve bu planın uygulanabilmesi için tüm işçi ve halk örgütlerinin katılımıyla oluşturulacak bir hükümetin kurulabilmesi için savaşmaları istenmelidir.

 

setstats1Ana Sayfa          Gündem         Dünya          Enternasyonal          Gençlik        İşçi Hareketi           Belgeler         İşçi Cephesi          Yazarlar

1