|
|
|
|
1966'dan
Bu
Yana
Değişen
İsimleriyle
Ömür
Törpüsü,
ÖSS… Temmuz
2008
-
Taze
beyinler
ve
genç
ömürlerle
beslenen,
stres
ve
korku
kaynağı
bir
ÖSS'yi
daha
geride
bıraktık.
Yaklaşık
10
gün
öncesine
kadar
şıklar
üzerinden
düşünmeye
alışan
beyinlerimiz,
şimdi
şıklarsız
ne
cevap
vereceğimizi
bilmez
halde
bir
kargaşanın
içine
düştük.
Dünyada
neler
oluyor,
ülkede
neler
oluyor,
evlerimizde
neler
oluyor
algılamaya
çabalıyoruz. Piyasaya borcumuz var Temmuz
2008
-
14
Haziran
günü
Radikal
gazetesinde
yayınlanan
bir
habere
göre
Balıkesir’in
Burhaniye
ilçesinde
bir
ilköğretim
okul
müdürü
okula
katkı
parası
getirmeyen
60
öğrenciyi
bodrum
kata
kapatıp,
psikolojik
baskı
uyguladı. Herkese eğitim güvencesi Haziran
2008
-
Yeni
bir
ÖSS
sınavına
yaklaşıyoruz.
40
YTL
giriş
ücretini
denkleştirebilen
1
milyon
650
bin
insan
bekleyişte.
Kazanamazlarsa
giriş
paralarını
geri
alamayacaklar.
Bunların
sadece
200
bini
bir
bölüme
yerleşebilecek.
200
bin
iyi
bir
rakam
çünkü
geçen
seneye
kadar
kontenjanlar
160
bindi.
Bir ÖSS sınavının daha ardından Ekim 2007 - Büyük umutlarla başlayan ÖSS, bu sene de yine büyük umutlar kırdı. Kazananlar hem geleceğe daha umutla baktı, hem de ailelerinin ve çevrelerinin baskısından kurtuldu. Tercihler yapıldı. Yerleştirmeler oldu. Kaybedenler, istedikleri bölümü 1-2 puanla kaybedip istemedikleri bölümlere girenler ya da çok az puan alıp üniversiteli olamayanlar yine hüsrana uğradı. >>Devam>> Eğitim bir haktır! Ücretsiz olmalıdır! Yeni bir öğrenim yılına başlandı. Yeni okula başlayan çocukları normal şartlarda okula gitmenin heyecanı sarar. Peki, öyle mi? Velilerin çocuklarının eğitim masraflarını karşılayamadıklarını artık çocuklar da bilincinde. Çünkü her geçen yıl eğitim masrafları artmakta, velinin cebine giren para erimekte. Böyle dengesiz bir düzende artık ilkokul çağındaki çocuklar dahi ekonomik güçlüklerin farkındalar. Artık hem örgenciler hem de onları okutmaya çalışan veliler için yeni bir eğitim yılı demek, ateşten bir gömlekten başka bir şeyi ifade etmiyor. >>Devam>> _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ ÖSS ve Sınav Sistemi Bir
ÖSS daha gelip geçti. Bu sene de her sene olduğu gibi yeni umutlar, yeni
hayaller 3 saatin içine sığdırılmaya çalışıldı. Öğrencilerin
önüne sunulan yaklaşık 50 sayfalık kitapçık onların yeni umut kapıları
oldu. Çoğu çok ümitli girdi sınava. Bir hedef belirlediler kendilerine ve
o hedef için 3 saat boyunca birbirleriyle yarıştılar. Milyonlarca yeni yaşam
180 sorunun sonunda şekillenecekti. Yarışı kazananlar kapıyı açıp
içeri girmiş olacak ve hedeflerine ulaşmış kabul edilecekti. >>Devam>>
_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _
İTÜ'de faşist saldırı İstanbul
Teknik Üniversitesi’nde her yıl düzenlenen öğrenci şenlikleri, bu yıl
faşistlerin provokasyonlarıyla sabote edildi. 9 Mayıs Salı günü İTÜ’de sol görüşlü
öğrencelere linç girişimlerine varan saldırılar yapıldı.
>>Devam>>
_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ Okullardaki şiddet can almaya devam ediyor Son dönemlerde okullardaki şiddet medyada çok fazla yer alıyor. Şiddet mi çoğaldı, yoksa medya mı yeni görmeye başladı? Fakat bu haberlerin arasında çok rahatsızlık verici olaylar da var. Bazı medya kuruluşları öğrenci olaylarını adeta magazinleştiriyor. Bu olaylarda birçok öğrenci yaralandı, bazıları ise hayatını kaybetti. Neden şiddet uyguluyorlar?... >>Devam>> _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ Yeni ÖSYM ve Eğitim Sistemi Değişen
ÖSYM sistemi, bu sene de öğrencileri dershaneye milyarlarca lira para
ödemeye zorluyor. Bu sene, hayatımızı belirleyecek sınav diğer seneler
gibi olmayacak. Çünkü bu sene sistem tamamen değiştirildi ve hiç de adil
olmayan bir yöntemle eski yıllardan daha da kötü hale getirildi. Yeni
sistemle neler değişecek?
>>Devam>>
_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ Okul mu, ticarethane mi? Okulların açılmasına çok az bir süre kaldı. Bizleri bitmeyen kayıt sorunları ve arkası kesilmeyen okul masrafları bekliyor. Hükümet yetkilileri, televizyonlarda avaz avaz bağırıp, ''Eğitime katkı parası vermeyin'' diye bağırıyor. Ama okula gidip müdürle karşı karşıya gelen velilerin işi o kadar kolay değil. Kayıt parasını vermezseniz müdürün açıklaması hazır: “Kayıtlarımız doldu.. Sizin mahalleden bu okula öğrenci almıyoruz...'' Daha akla gelmeyen bir sürü şey. Ve mecburen bir şekilde bulunup ödenen paralar. >>Devam> >>
Eğitim parasız olmalı
_
_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _
Okullar
yeni sorunlarla açılıyor Okulların
açılmasına çok az bir süre kaldı. Her sene olduğu gibi, bu eğitim
yılında da öğrencileri pek çok sorun bekliyor: Birincisi,
liseler artık resmen 4 seneye çıkarıldı. Peki iyi mi, kötü
mü oldu? Gerçek şu ki, liselerin 4 yıla çıkarılması eğitim
kalitesini arttırmaz. Bu eğitim sisteminde 4 sene değil, 7 sene
okusak, üstüne dershanelerde kendimizi paralasak yine çok şey değişmez.
Mevcut sistem eğitimdeki sorunları çözemez. Çünkü çözmek
istemez. _
_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ Öğrencilik işsizliktir !
Binlerce
gencin geleceği için umut kapısı olan üniversiteler bir
hayalden öteye gidemiyor. Üniversiteye gelen herkes iyi bir işe sahip
olacağını ve sınıf atlayacağını
düşünüyor. Oysa üniversiteler her yıl binlerce diplomalı
işsiz mezun ediyor ve yerine yeni işsiz adayları alıyor.
İş bulabilen azınlık ise ya kendi dalının
dışında çok düşük ücretlerle çalışıyor ya
da tanıdıkları sayesinde iş bulmayı
başarabiliyor.
>>Devam>
_
_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ YÖK ve işgale karşı öğrenciler alanlardaydı
Her sene olduğu gibi bu 6 Kasım’da da binlerce öğrenci 12 Eylül cuntasının üniversitelerdeki ayağı YÖK’e, onun uzantısı YEK’e ve de işgale karşı Türkiye’nin birçok bölgesinde alanlardaydı. Bu yıl ki eylemlerde Ankara’da çatışmalar, Istanbul da ise hareketin parçalılığı dikkati çekiyordu. YÖK’ün kuruluşunun 22. yılında başta Ankara ve İstanbul olmak üzere birçok ilde eylemler gerçekleşti.
>>Devam>
_
_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ Üniversiteler (kışlalar!) açılırken Emekçilerin Özgür Üniversitesi için İLERİ!
Hepimizin bildiği fakat üzerinde durmaktan kaçındığı gerçekler bazen yepyeni olgularmış gibi karşımıza çıkar; kimi zaman bir gazetecilik olayı, kimi zaman bir skandal, kimi zaman bir iç hesaplaşma, kimi zamansa sıradan bir haber olarak. Türkiye devletinin rejim yapısına ilişkin olarak gündeme gelen tartışma da bunlardan biri idi: ‘psikolojik harekat’.
>>Devam>
_
_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ AKP’nin bedava eğitim aldatmacası 3 Kasım seçimleriyle iktidar koltuğuna oturan sermayenin hükümeti AKP, kapitalizmin "sosyal devlet“ masalını da yıkan bir özelleştirme mantığıyla kamusal alana ait bütün kurumları talan edip, yağmalamaya devam ediyor. Birinci sayımızda “eğitimde özelleştirme saldırıları“ başlıklı yazımızda bu konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştuk. Ne var ki hükümetin kaynak arayışı ve özel teşebbüse destek gerekçesiyle başlattığı özelleştirme saldırılarının ardı arkası kesilmiyor. Türkiyede yıllardır neo-liberal özelleştirme politikalarının ana hedefi olan kamusal alanı küçültme projesi, eğitim ve öğretimin bütün yükünü de işçi ve emekçilerin omuzlarına yıkmıştır.
>>Devam>
_
_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _
Hükümet eğitimde özelleştirmeleri yaygınlaştırıyor!!
Kamu hizmetlerinin tasfiyesinde – hakkını vermek gerekir ki – bu güne kadar en güçlü adımı atan 59. Hükümet oldu. 3 Kasım seçimleriyle yüzde 30 gibi bir oyla iktidara gelen A.K.P hükümetinin bu politikası elbette bizi şaşırtmadı.
Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından T.B.M.M’ye sunulan 18 Mart 2003 tarihli hükümet programında, A.B’nin bir parçası olma yolunda Kopenhag Kriterlerine eksiksiz uyulacağına, A.B uyum yasalarının süratle harekete geçirileceğine ve bu bağlamda Türkiye’nin Avrupa’da hak ettiği yeri alacağına dair ant içiliyor.
>>Devam>> _
_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _
Yine, yeniden YÖK !
3 Kasım 2002 seçimlerini açık farkla kazanan AKP, hükümete ilk geldiği günden beri tüm dünyada hız kazanan neo-liberal saldırıların Türkiye’deki uygulamalarını bir bir hayata geçiriyor. IMF ve Dünya Bankası’yla yapmış olduğu anlaşmalar, emperyalist işgal güçlerine karşı teslimiyetçi tutumu ve işgalden pay alma hırsı ve diğer yandan işçi sınıfının kazanımlarına bir saldırı niteliğinde olan yeni iş yasası ve şu anda hala tartışmaları süren 50’den fazla yasa değişikliği tasarısı AKP hükümetinin hangi sınıfı temsil ettiğinin ve hangi sınıfa saldırdığının birer göstergesi.
>>Devam>> |
|
|