|
Yıl: 24 |
|
23 Nisan 2003 |
||||
|
|
Emperyalist işgale ve kapitalist sömürüye karşı 1 Mayıs ta meydanlara!
Yalanın bile çoğunluk için harcanmaya değmeyecek kadar lüks olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Çok değil birkaç yıl önce, bin yılın dönümünde, kapitalizmin yalan makineleri daha adil, eşit, özgür ve barış dolu bir dünyanın kapılarının tüm insanlık önünde açıldığını ilan ettiğinde yüz milyonlarca insan en temel insani gereksinimlerini bile karşılayamaz durumdaydı; daha önce ve şimdi olduğu gibi... Emperyalist Yalan ve İşgal! Yalan, yalan olarak dahi çoğunluk için ulaşılmaz bir nimet durumunda. Yalan makinelerinin aldatmayı hedeflediği, aldattığı mutlu kesimler içinde olabilmenin bile ayrıcalık haline geldiği bir dünyada yaşıyoruz. İşgalcinin namlusunun önünde doğduğu evin, ait olduğu toprağın üzerine iki büklüm devrilmiş Iraklı emekçilerin; bombalar altında tüm ailesiyle birlikte kollarını da yitiren Iraklı çocuğun ve binlercesinin kapitalizmin yalanlarını ne dinlemeye ihtiyaçları var ne de işgalcilerin onlara bu yalanları söylemeye gereksinimi kaldı. Emperyalist saldırı ve işgal Irak halkını yalana en yakından tanık olmanın şansızlığını ve ızdırabını yaşattı ve yaşatıyor. Irak halkı muhtemelen gerçeğin yüzünü hiç bu kadar yakından görmemişti... Şimdi yalanlar onlar için değil bizim için...Yalan makinelerinin ürettiği yalanları mavi boncuk misali dağıtanların isimlerinin Bush ya da Blair olması önemli değil, onlar emperyalizmin son tetikçileri. Dün emperyalizm adına Vietnamda, Şilide, Nikaraguada, Panamada, Afganistanda ve nicesinde işgaller gerçekleştiren, darbeler tezgahlayan, işçileri ve emekçileri katlettirenler gibi onlar da kapitalist sömürünün görünen yüzlerinden sadece birkaçı, yarın yeni yüzler olacak daha önce başka yüzler olduğu gibi... Sömürücülere ve İşgalcilere Karşı Birleşik Mücadele! Türkiye işçi sınıfı ve toplumun tüm ezilen sömürülen emekçi kitleleri, tüm dünyadaki işçi ve emekçiler gibi emperyalist işgale ve kapitalist sömürüye karşı 1 Mayıs günü meydanları doldurmak durumunda. Bugün başta Irak halkı olmak üzere çektirilen acıların, dökülen kan ve gözyaşlarının, duyulan öfkenin ve nefretin sahibi olmak ve yalana karşı isyanın örgütlenmesi için mücadeleye girişmek durumundayız. Ama yalan gözlerimizi karartmamalı, aklımızı karıştırmamalı. İşçilerin, emekçilerin ve tüm ezilen, sömürülen yoksul halkların sınıf düşmanları, işgalciler ve sömürücüler ve onların işbirlikçilerini uzakta aramaya gerek yok. Emperyalist işgalcilere üslerini açan, hava sahasını kullandıran ve onları daimi dost ve müttefik olarak gören AK P hükümetini görelim. Emperyalist işgalcileri dost ve müttefik görenler, İMFsiz bir Türkiye düşünülemez diyenler bizim ancak sınıf düşmanımız olabilir.Asker-polis rejiminin teminatı MGK, savaş naraları hiç eksik olmayan TÜSİAD, TOBB gibi patron örgütlerine yığışmış işgal yardakçısı, kapitalist sömürücü patronlar ki onlar kolları kopan çocukların üzerine para hesabı yapan, kazanacakları ya da kaybedecekleri dolarlardan başka gözleri bir şey görmeyenlerdir ve yine sınıf düşmanlarımızdır. Ve işgali Türki ye Cumhuriyetinin çıkarları penceresinden başka bir şekilde göremeyen sınıf düşmanı sendikacılar, politikacılar ve medya mensupları işçi sınıfının ve emekçilerin düşmanlarıdır.1 Mayıslarda meydanları dolduran işçi ve emekçiler ve tüm emekten, özgürlükten yana olanlar, bu sınıf düşmanı kesimleri ayırt etmeksizin talep ve sloganlarının hedefine yerleştirmek ve alaşağı etmek için örgütlenmek; sabırlı ve birleşik bir mücadeleyi sürdürmek durumundadır. Sınıf Düşmanlarına Karşı Sınıf Mücadelesi! 1980 askeri darbesiyle tüm işçi ve emekçi örgütlerini parçalayan, 12 Eylül Anayasası ile tüm toplumsal, siyasal, kültürel ve ekonomik alanı asker-polis rejiminin denetimine alan sınıf düşmanlarına rağmen işçi sınıfı ve emekçi kitleler 1980lerin ortalarından günümüze değin hem asker-polis rejimine, hem kapitalist sömürüye hem de emperyalist noe-liberal saldırı ve işgallere karşı çeşitli seferberlikler geliştirmeyi başardı.Elveda Proletarya! palavralarının ortalıkta dolaştığı vakit işçiler ve emekçiler; Bahar Eylemlerinde, Zonguldak madencilerinin Ankara yürüyüşünde, Irakın birinci ve son işgalinde, sendikasızlaştırma, özelleştirme saldırıları karşısında, gerici-faşist saldırı ve cinayetler karşısında ve benzeri birçok siyasal, toplumsal, ekonomik saldırı karşısı nda sayısız yerel, bölgesel ve genel direniş ve mücadele içinde seferber oldu. İşçi sınıfı ve emekçi kitleler sayısız örnekte kararlılıklarını, mücadele niyetlerini sergilediler ve ne zaman gerçek anlamda güvenebildikleri bir sendikal, politik önderlik buldularsa onu sonuna kadar takip ettiler ama önderlikler işçi ve emekçilerin kararlılıklarına ayak uyduramadılar.İşgalcilere ve Sömürücülere Karşı Devrimci İşçi Partisi! Örgütsüz bir sınıf yenilmeye mahkumdur ve biliyoruz ki işçi sınıfı ve emekçi kitleler devrimci bir parti ve devrimci bir önderlik olmaksızın kapitalist sömürü ve emperyalist saldırı ve işgal karşısında mevzilerini koruyamaz, kalıcı mevziler kazanamaz. Ne kadar inançlı ve ısrarlı olursa olsun hiçbir yerel, bölgesel mücadele kendi sınırları dışına çıkmayı hedeflemez ya da beceremezse, enternasyonalist bir nitelik kazanamazsa kalıcı olamaz; ya yenilir ya da kendi içinde çürür, sapmaya uğrar. Dün, dünyanın geri dönüşsüz bir barış dönemine girdiğini ilan ederek sınıfları inkar edenler ve Marksizmin, sosyalizmin geçersizleştiğini söyleyenler şimdi dünyada yaklaşık 60 adet tehdit oluşturan terörist ülke olduğunu söylüyorlar ve onların yalanlarına inanırsak Afganistan ve Irak örneğinde olduğu gibi saldırı ve işgalleriyle bunu engellemeye çalı şıyorlar. Dün, toplumsal uzlaşma ve barış ilan eden bu güçler yeni-liberal saldırılarıyla işçi sınıfını ve emekçi kitleleri tüm dünyada olduğu gibi Türkiyede de açlığa, yoksulluğa ve işsizliğe mahkum etmek istiyorlar. Bu yalanların eşliğinde gerçekleşen sömürü, saldırı ve işgalleri püskürtmek ve kalıcı mevziler elde edebilmek için enternasyonalist bir devrimci işçi partisine ve devrimci bir önderliğe şimdi daha da fazla gereksinim duyuyoruz.Biliyoruz ki ne kapitalizmin emperyalist niteliği değişti ya da azaldı aksine yoğunlaştı ve daha da merkezileşti-, ne de kapitalist sistemin işçi sınıfını sömürüsü nitelik değiştirdi aksine çok daha genelleşen, ağırlaşan ve merkezileşen bir nitelik kazandı-. Irakın emperyalist işgali ile kapitalist sömürü aynı ger çeğin parçalarını oluşturuyor. Bu nedenle Irakın emperyalist işgali karşısındaki tutumumuzla kapitalist saldırı ve sömürü karşısındaki tutumumuz aynı mücadelenin parçalarıdır. Bu nedenle bugün devrimci işçi partisi ve devrimci bir önderlik inşası geçersizleşmemiş aksine çok daha hayati bir önem kazanmıştır.İşgale ve Sömürüye Karşı 1 Mayıst a Meydanlara!1 Mayıs her zaman çok önemli olmuştur, çünkü işçi sınıfı ve tüm emekçi kitleler için bir sınıf seferberliğidir; işçi sınıfının toplumsal hayat içinde üretimden gelen gücünü ve bu dolayımla mücadele potansiyellerini açığa çıkarma ve kullanması imkanıdır. Bunlarla birlikte bu yıl 1 Mayıs her zamankinden daha da önemli ve anlamlı bir nitelik taşıyor çünkü işgal ve sömürünün daha arttığı ve daha da genelleşip, yoğunlaştığı bir tarihsel dönem içindeyiz.1 Mayıs ve devamında mücadelemizi iki temel yönelim üzerine kurmak durumundayız: Bir yanıyla kapitalist, emperyalist sömürü ve işgale karşı anti-kapitalist ve anti-emperyalist mücadele, diğer yanıyla da işçi sınıfını ve devrimci potansiyellerini kapitalist-emperyalist güçlerin yedeği haline getiren işbirlikçi, uzlaşmacı her türlü oportünist, reformist ve bürokratik yapı ve anlayışlara ve asker-polis rejimine karşı mücadele sürdürmek. Bir kez daha; açlık, yoksulluk anlamına gelen uzlaşmalara ve işbirliklerine karşı devrimci sınıf seferberliği; kapitalist sömürü sistemini aklileştirme anlamına gelen sivil toplum anlayışlarına karşı devrimci sosyalist mücadele; kapitalist, emperyalist sömürü ve işgale karşı devrim ci birlik, mücadele ve direniş diyoruz...İşçi sınıfı, emekçi kitleler ve tüm insanlık için ancak kapitalist-emperyalist sistem yıkıldığında özgür ve adil bir dünya gerçek olabilir. Özgürlük ve barış ancak savaşan işçilerle gelecek! Sınırsız, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya savaşan devrimci işçi sınıfının omuzlarında yükselecektir. Bu amaca ulaşmak için bugün en önemli görev devrimci işçi partisini ve devrimci önderliği sınıf mücadelesi içinde, kitle seferberlikleri içinde sabır ve ısrarla inşa etmektir. Y aşasın 1 Mayıs, yaşasın işçi sınıfının ve emekçilerin devrimci mücadele, birlik ve dayanışması!Tüm çalışanlara grevli-toplu sözleşmeli sendika! Herkese iş, tüm çalışanlara iş güvencesi! Kölelik yasası iptal edilsin! İMF ile yapılan bütün anlaşmalar iptal edilsin, Dünya Bankasından ve tüm emperyalist birliklerden çıkılsın! İç ve dış borç ödemelerine hayır! Özelleştirmeler durdurulsun, özelleştirilen kurumlar kamulaştırılsın! KİTlerde işçi denetimi! Savaşa, faize değil emekçiye bütçe! AKP Hükümeti ve MGK istifa! Barış için genel grev! Türkiyedeki tüm ABD ve NATO üsleri kapatılsın! Emperyalist işgale ve sömürgeleştirmeye hayır! Emperyalizm Ortadoğudan defol! Yaşasın Kürt ve Filistin devrimleri!
|
|
||||
|
|
Ana Sayfa Gündem Dünya Enternasyonal Belgeler İşçi Cephesi Yazarlar |
|
||||